22 Nisan 2019 Pazartesi
Anasayfa > KURDİSTAN > Halepçe Katliamı Tarihi

Halepçe Katliamı Tarihi

16.03.2019 16:36 12 14 16 18 yazdır
Bugün Halepçe katliamının 31. yıldönümü. 16 Mart 1988'de zalim vahşi diktatör Saddam Hüseyin Kürdistan'da Halepçe'ye kimyasal gazla saldırdı ve 5.000'den fazla mazlum Kürt hayatını kaybetti.
Halepçe Katliamı Tarihi
Ax de wey lo lo wey lo lo
Dîsa bombe û baran e, her derê girtî mij û dûman e
Dîsa nalenala birîndaran e
Dengê dayika tê li ser lorikên wan e
Bavik bi keder xwe diavêje ser zarokan e
Lê zarok mane bênefes, bêruh û bêcan e
Ax birîndar im wey lo lo lo wey lo...
 
Hey lê lê, wey lê lê ferman e hawar hawar
Dîsa li me ferman e

Halepçe mazlum Halepçe
 Sırf Kürt oldukları için zalim Saddam ve işbirlikçileri tarafından kimyasal gazlarla katledilen çoğu çocuk ve kadın 5 binden fazla mazlum Kürt.

Bugün sizlere tarifi olmayan, dünya üzerinde nadir görünen bir katliamı anlatacağız. Bu Katliam sonucu 5 binden fazla kişi öldü, binlerce kişi yaralandı ve sakat kaldı. Halepçe’de hayatta kalanlar ise her gün binlerce kez öldü. Öyle kolay değildir; sevdiklerini bir yaprak gibi dökülmesini izlemek.


Kürtler Üzerinde " Soykırım" Düşüncesi

Halepçe katliamı sonucu: 5 bin kişi öldü, 7 bin kişi yaralandı ve Halepçe'de yaşayan insanlar ruhsal bir çöküşe girdi. Dünya ülkelerinin uzun süre sessiz kaldığı bu katliamın, birinci derece sorumlusu, Diktatör Saddam Hüseyin rejimidir. Halepçe’nin. Saddam Hüseyin, 1986’den itibaren Kürtler üzerinde sistematik soykırım girişimlerini hayata geçirmişti. Kimyasal Ali Mecid isimli kuzenini, Kürt bölgesinde sorumlu yaptı. Kimyasal Ali lakaplı bu kişi, karşısında bir düşman ordusu varmış gibi kimyasal bombalar üretmeye başladı.


Sonrasında bölgede bulunan Kürt halkına karşı savaş ilan etti. Şehirler, köyler uçaklar tarafından acımasızca bombalandı. Halk panik içinde yurtlarından kaçmaya başladı. Türkiye ve İran’a sığınan insanlar zor bela canlarını kurtarabildiler. Bu esnada canlarını kurtaramayan binlerce insan ise öldü. Artık uygulanan zulümler soykırım derecesine gelmişti. Geride kalanlar Halepçe Katliamı'nın tanıkları olacaktı.


Halepçe Katliamı Nedir?

Irak- İran arsında bir savaş vardı. Bahaneler bolca üretilmişti. Irak ve İran arasındaki savaşta  Kürtler İran’ın yanında yer aldı. Bununla birlikte, Peşmergeler İran ordusuyla işbirliği yaparak; Halepçe’deki halkı Saddam’ın işkencesinde kurtarmayı hedefliyordu. Helepçe’de başlatılan isyanla birlikte Saddam, artık emelini gerçekleştireceği ortam hazırlanmıştı.

Halepçe Katliamı, 1986-1988’de Saddam Hüseyin’in Kuzey Irak’ta El Enfal Harekatı adlı bir isyanı bastırma bahanesiyle Kürtlere karşı düzenlemiş olduğu katliamdır.


Halepçe Katliamı'nda Yaşananlar

Saddam Hüseyin'in emriyle birlikte Kimyasal Ali, üç gün boyunca uçaklarla kimyasal bombalar yağdırdı. Kimyasal Bombalar üç gün sonra etkisini göstermeye başladı. Artık bombalar kentin kalbine indi. Halk sessizce atılan bu kimyasal bombalardan habersizdi.

16 Mart sabahı bir elma kokusu duyuldu, çocuklar, genç kızlar, anneler ve babalar mutfağa koştular. Müthiş bir şekilde gelen bu elma kokusu onları çok sevindirmişti. Acaba birileri onlara elma mı getirmişti. Mutfağa gelip baktıkları zaman, elmanın olmadığını görünce hemen camlarını ve kapılarını açtılar. Evet, bu koku dışarıda daha keskin bir şekilde geliyordu. Kimse bunun ilk anda ne olduğuna anlam verememişti. Çok güzel kokan bu elma kokusuna dalıp gitmişlerdi. En çokta çocuklar bu kokuyu sevmişti. Ömürlerinde elma yemeyen çocuklar, bu kokuyu içlerine çekmişti. Ama çok geçmeden elma kokusu bir azaba dönüşmüş, genizlerini yakmaya başlamıştı. Bunun üzerine kaçışan insanlar çok geçmeden yerlere serilmişlerdi. Kundaktaki bebeklerin, sokakta oyun oynayan çocuklar, hayalleri olan gençlerin, loğusa olan kadınların ve daha nicelerinin can çekişerek öldüğü bu katliam; tarihe kara bir leke olarak geçti.

Bu olanları duyup, Halepçe’ye gelenler yürekleri acıyla dolduran bir tabloyla karşılaştılar. İnsanın tüylerini ürperten bu tablo karşısında dünya sessiz kaldı. Halepçe’deki insanlarla birlikte insanlık da ayaklar altına alınmıştı.


Halepçe Katliamının Sonuçları:

19 Ağustos 1988’de Irak ve İran, ateşkes anlaşması imzaladılar. 5 gün sonra Halepçe tekrardan Irak’ın eline geçti.

Yapılan araştırmalarda Halepçe’de özürlü doğumun Hiroşima’ya göre 4-5 kat daha fazla olduğu iddia edilmiştir. Ancak Amerika bu iddiayı suistimal etmiştir. Zayıflatılmış uranyum mermileri kullanılarak bu katliamı meşrulaştırmaya çalışmıştır.

Geç de olsa: Saddam Hüseyin, Halepçe Katliamı’nda Kürtlere karşı soykırım suçlaması ve insanlığa karşı yaptığı suçlardan dolayı mahkûm edildi ve 5 Kasım 2006’da idam edildi.

Tarih: 16 Mart 1988'i bir kenara yazsın! Bu bir katliamdan öte soykırımdır; diğer adıyla yaşananlar bir insanlık suçudur.

Şivan Perwer’in Halepçe üzerine söylemiş olduğu "Halepçe Ağıtı"nı dinlemenizi tavsiye ediyoruz.


Helepçe - KURDÎ

Ez ê daketim kel kas,xanan
Ez ê daketim serê birc û van diyaran
Ez ê bi ser kela dilê xwe de mijûl bûm
Dîsa ji xeman û kulan û derdan birîn in
Ax de wey lo lo wey lo lo
Dîsa bombe û baran e, her derê girtî mij û dûman e
Dîsa nalenala birîndaran e
Dengê dayika tê li ser lorikên wan e
Bavik bi keder xwe diavêje ser zarokan e
Lê zarok mane bênefes, bêruh û bêcan e
Ax birîndar im wey lo lo lo wey lo...

 
Hey lê lê, wey lê lê ferman e hawar hawar
Dîsa li me ferman e
Li jor tête giregir û humehuma ba virok û teyaran e
Her der xistiye nava agir û mij û dûman e
Li jêr tête qireqîra zarokan, hawara dayîk û bavan e
Dîsa dîrok xwe nû ve dike, weke carek dinê ji caran e
Weke Diyarbakir, weke Palo û Gênc û Agirî, Dêrsim
Wehe Mehabad û weke Berzan e
Îro dîsa li Des,ta Silêmaniyê, li kêleka Hendirê
Li bajarê Helebçe fermana me Kurdan e
ferman e, ferman e
Dîsa hatin qelandin zarok û zêç, tev dayik û bavan e,
Ax hawar li me ferman e li min ay...
Ax birîndarê we me, li min oy...

 
Erê hey lê lê... ere hey lo lo...
Hawar Kurdino hûn ê bikin bilezînin
Hûnê kaxez û pênûsekê bibînin, binivisînin
Dinya alemê pê bihisînin
Serok û rêberên Kurdan li hev bînin
Bira bi yek bin ji halê me re tistekî ji dinyayê re binivisînin
Bira xelk û aleman pê bihisînin
Da ku çarekê ji hatê me Kurdan re bibînim
Me ji bin ve bindestiyê derînin hawar hawar...
Heyfa Kurdistan ku îro dis,ewitînin
Agir li serê me Kurdan dibarînin
Ax de ay... lo ax de li min birîndarê we me.


Halepçe - TÜRKÇE

Evlere, hanlara indim
Bu diyarlara, burçlara indim.
Yüreğimin kaynamasıyla konuştum yine
Dertlerden, hüzünlerden, acılardan, yaralardan...
Ah, ah
Yine bombardıman yağmuru var, her yer sisle, dumanla kaplanmış
Yine yaralılar inliyor
Annelerin ninni sesleri geliyor
Bir baba kederle çocuklarının üstüne atlıyor (korumak için)
Ama çocuklar nefessiz, ruhsuz, cansız kalmışlar
Ah yaralıyım...

 
Ah, vah, fermanımızı kesmişler, imdat imdat
Yine fermanımızı kesmişler.
Yukarıdan helikopterlerin, uçakların gürültüsü geliyor
Her yeri ateş içinde, sis içinde, duman içinde bırakmışlar.
Aşağıdan çocukların ağlamalrı, annelerin haykırışları duyuluyor
Yine hikaye kendini baştan yazıyor, tıpkı eskisi gibi, bir kez daha
Diyarbakır'daki, Palo'daki, Genç'deki, Ağrı'daki, Dersim'deki
Mahabad'daki Berzan'daki gibi.
Bugün yine Süleymaniye ovasında, Hendir'in yanında,
Halepçe şehrinde biz Kürtlerin fermanını kesmişler
Kesmişler, kesmişler
Yine katlettiler, çocukları, gençleri anne babalarıyla birlikte
Ah, imdat, fermanımızı kesmişler ah
Ah, ah, yaralıyım size ben...

 
Ah, ah
İmdat Kürtler acele edin!
Bir kağıt kalem bulun, yazın
Dünya aleme duyurun
Kürtlerin önderlerini ve büyüklerini toplayın
Bir olsunlar, dünyaya sesimizi duyursunlar
Halklara, alemlere duyursunlar
Biz Kürtlerin dertlerine bir çare bir umar bulsunlar
Bizi bu bağımsızlıktan kurtarsınlar imdat, imdat
Yazık bugün yakılan şu Kürdistan'a
Başımıza ateş yağdırıyorlar
Ah, ah, yaralıyım size ben...

Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Kategorinin Diğer Haberleri